Aliyar Hoca

Beslenme

Zayıflamanın Formülü

Şubat 29, 2012 by Aliyar Söylerkaya in Beslenme with 0 Comments

Kararlı olduktan sonra herkes kilo verebilir

Spor salonlarında yıllardır en çok karşılaştığım sorulardan biri “Hocam ben gerçekten zayıflayabilir miyim?” dir.

Bu soruyu soranların büyük bir kısmının aslında kastettiği şudur:

Hoca hiç vaktimi alma, bu spor salonlarında süründürme beni. Kilo vermek çok zorsa ya da hayalse hiç uğraşmayayım…

Hatta bazen şunu demek isterler: Bu boğazıma düşkünlüğümle benden hiçbir şey olmaz, ama şapkadan tavşan çıkartıp da sihirli bir şekilde beni zayıflatabilir misin? Kilo vermenin benim bilmediğim bir sırrı var mı?

Biz insanlar kendimiz için zor bulduğumuz problemlerde “Acaba bunun çok kolay ve kestirme bir yolu var mıdır?” diye düşünmeden ve denemeden edemeyiz.
Böylelikle bilmediğimiz yollara sapar ve sonunda kayboluruz.

Benim çok bilgece bulduğum bir söze göre, bildiğiniz yol en kestirme yoldur. Sizi çabuk yoldan hedefe ışınlayacak yollar ancak bilim kurgu filmlerinde olur. Dolayısıyla sizi “Kısa yoldan zayıflatacağını” söyleyenlere inanmayın.

Zayıflamak kesinlikle karmaşık bir şifre değildir. Aksine, anlaması son derece kolaydır, şöyle ki:

En hareketsiz insanın bile hayatını sürdürebilmesi için günde alması gereken bir kalori miktarı vardır. Eğer siz “yaşamak için” almanız gereken enerjiden daha azını alırsanız vücudunuz bu enerji açığını kendi yağ stoklarından telafi etmeye çalışır, bunun anlamı zayıflamaktır.

İki kere ikinin dört etmesi kadar basit bir sonuçtur bu.

Üstelik kişiden kişiye göre göre değişen bir formül de değildir ve farkedeceğiniz gibi “Metabolizmam yavaş” “Triod bezim yeteri kadar çalışmıyor” gibi bahaneler de geçersizdir bu denklemde.

Herhangi bir rahatsızlığınız bulunuyorsa, doktorunuzun size belirteceği günlük harcadığınız kaloriden daha azını yiyerek vücudunuzdaki yağların devreye girmesini sağlayarak zayıflarsınız.

Harcadığınızdan azını tüketirseniz zayıflarsınız

Vücudunuzdaki yağları yakabilmek için sizi uzun süre tok tutacak besleyecek ama şişmanlatmayacak yiyecekler yemelisiniz. Bunlar glisemik endeksi düşük yiyeceklerdir.

Şekersiz ya da kanınızdaki şekeri yükseltmeyecek kadar az şekerli yiyecekler bu gruba girer.

Şekeri yüksek gıdaları vücudunuz yağa çevirerek depolar. Üstelik bunları yediğiniz zaman daha çok acıkır ve yeniden ihtiyaç hissedersiniz. Giderek bağımlılık halini alır. Yedikçe canınız ister, istedikçe yer ve kilo alırsınız.

Altını çizmek istediğim bir şey de şu, şekeri yüksek gıdalar deyince aklınıza sadece tatlılar gelmemeli.

Bunlara en masum şekilde çayınıza attığınız şeker, reçel, bal, kurabiye, hamur işleri, çikolata, poaça, börek ve beyaz undan yapılan her şey, makarna, bisküvi, alkol, patates kızartması, cipsler ve beyaz pirinç gibi gıdalar da dahildir. Bunlar kilo vermek isteyen bir kişinin zehirleridir.

Kilo vermek isteyen kişinin yemesi gereken besinler glisemik endeksi düşük besinlerdir. Şekeri düşük besinlerin en güzel yanları, az kalorili olup besleyici ve tok tutan gıdalar olmalarıdır. Yani bunları yiyerek doyabilir, ardından kolayca acıkmaz ve sıkıntı çekmeden kilo verebilirsiniz.

Bunlar, yeşil sebzeler, lahana, brokoli, ıspanak, semizotu, domates, kiraz, yeşil elma, yağsız peynir ve yağsız yoğurt, kuru baklagiller, mercimek, nohut, barbunya, fındık, ceviz, badem, kepekli ekmek, çavdar ve tam buğday ekmeği, tabi ki ızgara ya da haşlama tavuk, et, balık ve yumurta beyazı gibi gıdalardır.

Gördüğünüz gibi seçenekler fazlasıyla bol.

Dengeli beslenmeden yalnızca damak zevkiniz için yemek yiyorsanız, kilo vermek için maalesef sihirli bir formül yok. Dengeli beslenerek kilo vermeye kararlıysanız bir dahaki yazıda Zayıflamanın 10 Altın Kuralını bulacaksınız.

Tagged , , , , , , , , ,

Yorumunuzu yazın

site içi arama
loading...
Facebook ile Takip Et
  1. Sitedeki genel önerilerin dışında mesaj yoluyla kişiye özel program veya tavsiye verilmemektedir.